Dünyada kahve denince akla gelen ilk markalardan biri olan Starbucks, yalnızca bir kahve zinciri değildir. Aynı zamanda bir kültür, bir yaşam tarzı ve küresel bir deneyimdir. 1971’de Seattle’da mütevazı bir kahve çekirdeği dükkânı olarak başlayan bu yolculuk, bugün 80'den fazla ülkede 38 binden fazla mağazaya ulaşan dev bir markaya dönüşmüştür. Peki Starbucks’ı bu kadar özel yapan nedir? Şirket, sadece kahve mi satar, yoksa duyguları, deneyimi ve ritüelin kendisini mi? Bu yazıda Starbucks’ın tarihinden iş modeline, kahve kültürüne kattıklarından eleştirilerine kadar her detayı derinlemesine ele alıyoruz. ☕ 1. Starbucks’ın Doğuşu: Üç Arkadaşın Küçük Bir Hayali Starbucks, 1971 yılında Seattle’da üç arkadaş tarafından kuruldu: Jerry Baldwin , Zev Siegl ve Gordon Bowker . Kuruluş amacı: Yüksek kaliteli kahve çekirdekleri satmak İnsanlara taze kavrulmuş kahveyi tanıtmak Kahve kültürünü Amerika’da yaymak O yıllarda Starbucks yalnızca kavrulmuş kahve çekirdekleri ve eki...
Bugün sizlere yazmak istediğim konu kahvenin tarihi sonrasında daha nice kahve hakkında konuda yazmak sizlerden de yorum alarak bu yazı dizisine devamt etmek.
Kahve meyvesi milattan önce 800 yıllarda Etiyopyalı Keçi Çobanı Kaldi tarafından fark ediliyor bu fark edilme keçilerinin sürekli olarak aynı agaçtan meyve yemeye çalışmaları. Kaldi buna istinaden kendisi de bu meyveden tadarak kendisine enerji verdiğini ve zindelik kattığını düşünüyor.
Kaldinin Zinde ve Enerjik Keçilerini fark eden yakınlarda bulunan bir manastırın keşişi de duruma anlam veremese de meyveyi toplayarak manastıra diğer keşişlerin yanına götürüyor. Keşişler uzun ayinlerde uykusuz ve güçsüz kaldıklarından, bu meyveyi çiğ yemeleri onlara çok katkı sağlayamıyor ilk başlarda. ilerleyen zamanlarda keşişler kaynatarak içmenin çok daha fazla etkili olduğuna inanıyorlar.
Bu kaynatma belki de tarihteki ilk bir fincan kahve niteliğinde afiyet olsun.
ilerleyen yıllarda ticari konularda gelişmiş olan Araplar bölgelerinde ve çevre bölgelerdeki kahve yetişen veya yetişebilen tüm alanları ticarileştiriyor.
kahve isminin ortaya çıkışına da vesile olan Arapların meyveleri ayıklayarak sadece çekirdekleri haşlayıp içmeleri akabinde bu duruma kahva yani ayık tutan manasına gelmiştir.
Arap milleti uzun süre bu kahve tekelini ellerinde tutmuşlardır. Hatta kimse kahveyi başka bir bölgede yetiştiremesinler diye tüm hasatlarını kaynatıp kurutmuşlardır.
İslamiyetin doğuşu ve yayılışı ile birlikte kahve de batı medeniyetlerine doğru ilermesini hızlandırmıştır.
Hızlanan Kahve yolculuğu yemende duraksamıştır, fakat Osmanlı imparatorluğunun bölgeye hakimiyeti ile birlikte 14yy 15yy arasında İstanbul ve civarına gelmiştir. İstanbul da müthiş bir popülerlik yakalayan kahve ilk kez belki de burada öğütülme durumu ile karşılaştı.
bu öğütme şekline biz Türk Kahvesi adını verdik.
Osmanlı içerisinde kahve tüketimi o kadar arttı ki evlerine kahve getiremeyen kocalarını eşleri boşanma sebebi olarak göstere biliyordu. Bunun asıl sebebi ise o dönmlerde kahvenin afrodizyak etkisi yarattığı idi.
Kahvenin avrupaya yayılması da hayli aksiyon dolu bi serüvendir.Venedikli bir tüccar istanbul limanından kaçırdığı bi çuval kahve çekirdeği ile italya ya ulaşması ile kahvenin avrupa kıtasında ki macerasına atılmasına sebeb oldu.
Bu sebep ile beraber izleyen yıllarda kahve tüm avrupa şehirlerini sardı. Sardığı şehirler arasında Londra , Amsterdam , Berlin gibi kalabalık şehirlerde vardı.
Fakat kahveyi daha çok erkekler tüketiyordu sebebi ise Osmanlıdan gördükleri kahvehane kültürünü kendilerine uyarladılar ve sadece erkek muhabbetleri içerisinde toplandıkları zamanlar içtiler.
bu da Londra borsasının kurulmasına vesile olmuştur.
Hollandalı koloniciler tarafından Latin Amerika ülkelerine de taşına kahve o bölgede çok daha lezzetli yetiştirile bildiği anlaşıldı.
Ve yıllarca Hollanda ya dünyaya kahve ticareti yapmasının kapısını açtı.
İlerliyen yıllarda kahve teknolojisi ile alakalı da gelişmeler olmuştur. Fakat onları bir sonraki yazı da paylaşacağım sizlerle...

Yorumlar
Yorum Gönder